Menu

E-Ticaret İle Değişen Yaşam Tarzı

nobanner

Her Film

Spike Jonze tarafından senaryosu yazılan ve yönetilen 2013 yapımı “Her” sinema filmini izleyenler bilir, tamamen sanal bir dünya çok da uzak değil. 5 dalda Oscar adayı olan filmde yapay zekâya sahip bir işletim sistemine âşık olan genç bir adamın hikâyesi anlatılıyor. Ana tema sanal bir aşk üzerine olsa da film boyunca alış veriş, seyahat, taksi ve sağlık hizmeti gibi tüm yaşamın ana ihtiyaçlarını oluşturan detayların elektronik bir ağ üzerinden üstelik de cep telefonundan akması izleyiciyi heyecanlandırıyor ve hayrete düşürüyor.

E-ticaret sitelerinin bugün ulaştığı noktada da aslında bundan 20 yıl öncesi için aynı hayret duygusunu uyandıracak yapıdadır. Bizler, içinde bulunduğumuz koşulları özümsediğimiz için uzaktan bakma şansına sahip olamasak da biraz geçmişe bakınca ya da bir dönem dizisi izleyince bile gelinen noktanın baş döndürücü etkisini hissedebiliriz. E-ticaret bugün gösterdiği yayılma ağı genişliği, hızı ve çeşitliliği ile yaşam tarzımızı da değiştiren bir güç haline geldi. Peki online alışveriş sistemleri yaşam tarzımızı nasıl değiştirdi? Her şey sanıldığı kadar alışkanlıklardan vazgeçememenin verdiği bir inançla kötü yönde mi değişti?

Aslında geçmişe nispeten doğal olarak sürekli değişen gelecek, toplumda,  “eskiden böyle miydi” söylemini geçmişi öven geleceği yeren bir tavırla tanımlanır. E-ticaret ile başlayan online alışveriş de gelenekçi anlayışla çok iyi anlaşılmadan yerilen yeni nesil uygulamalardan biridir. Oysa e-ticaretin yaşamımıza getirdiği yenilikler yergiyi pek de hak edecek gibi değil. Online alışveriş, 1990’lı yılların başından itibaren detaylı araştırma geliştirme çalışmaları ile bugün ki durumuna getirilmiş ve tüm kullanım yaygınlığını sağladığı avantajlardan almıştır. E-ticaret alt yapısı toplumun yaşamında büyük değişikliklere neden olmuştur ve bunların çoğu yaşamı kolaylaştıran bir yapı arz ederler.

Elektronik ticaret sistemlerinin çoğalması ve çeşitlenmesi sonucunda öncelikle ürün ve hizmet sağlayıcılar mağaza ve ofis giderlerinin bel büken baskısından kurtuldular. Ayrıca çalışanlar da neredeyse “home ofis” bir çalışma ortamına kavuşarak özel yaşamlarından uzak geçen uzun ofis saatlerinden biraz olsun sıyrıldılar. Tüm işleyişin internet ortamında sürdürülmesi zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldırdığı için önemli kısıtlamalar aşılmış oldu. Markalar için reklam, nakliye masrafları azaldı. Ürün tasarımına müşteri katkısı sağlanabildi ve bu durum satışları olumlu etkiledi. İşletmelerde düşen maliyetlerin ürün etiketlerine yansıması vatandaşın daha ulaşılabilir ürün ve hizmete ulaşmasını sağlayarak yaşam kalitesini arttırdı. Ürün seçeneğinin artması ve ürüne ulaşmada mekânsal engellerin ortadan kalkması Pazar gücünün tüketiciye geçmesini sağladı. Şirketlerin iş yönetim modellerinin daha dinamik bir yapıya kavuşması, personelin dünyanın farklı noktalarında bile olsalar ortak proje geliştirebilmeleri sağlandı. E-ticaretin belki de en büyük ve en popüler avantajı ise müşterilerin yani alıcıların küresel alışveriş fırsatlarına ulaşmaları oldu. Eklemek gerekir ki, online alışveriş, metropol şehirlerdeki trafik yoğunluğunun dahi azalmasına etki ettiği için hükümetlerce de desteklenmektedir.

Sadece birkaç tıklama ile nerede olursak olalım ulaşabileceğimiz hizmet kolaylığının keyfini çıkarıp geleceğe bakmak kaçınılmaz görünüyor.